Fikralar

Yaşayacak
Sibirya'nin köylerinden birinde cenaze mezarliga götürülüyormus. Misir tarlasinin ortasinda tabut köylülerin ellerinden düsüvermis. Tabutun içindeki ceset düsüp dereye yuvarlanmis. Akinti, cesedi dinamitle avlanan balikçilarin yanina sürüklemis. Balikçilar"Acaba adami dinamitle biz mi öldürdük" diye endiseye kapilarak cesedi askeri kislanin tellerine birakmislar. Nöbetçi er, bölgeye birinin yaklastigini düsünerek cesedi yaylim atesine tutmus. Hemen ambulans çagrilmis. Delik desik olan ceset hastaneye kaldirilmis. Operasyon alti saat sürmüs.
Ameliyattan çikan doktor alnindan akan terleri silmis ve "çok zor oldu ama galiba yasayacak" demis.
 

Kavga
Küçük Vincenzo, nefes nefese karakoldan içeri girer.
-Kosun polis amca, biri babami dövüyor!
Polis sokaga firlar. Iki adamin alt alta, üst üste yuvarlandigini görür.
-Evladim sen merak etme. Ben simdi onlari ayiririm. Söyle bakalim hangisi senin baban?
-Ben de bilmiyorum. Zaten onlarda bu yüzden kavga ediyorlar!

öğretmen
Okula yeni gelen öğretmen ilk dersinde öğrencilere ilginç bir çağrıda bulunmuş:
"Kendini geri zekalı hisseden varsa ayağa kalksın..."
Sınıfta çıt yok. Nihayet biri kalkmış:
"Sen kendini geri zekalı mı hissediyorsun?"
"Hayır", demiş çocuk, "ama sizin tek başına ayakta kalmanıza gönlüm razı olmadı da…"

Papaz
Papaz, ölmek üzere olan adamin üzerine egilerek;
- "Ölmeden önce seytani ve onun kötülüklerini lanetle."der.
Ancak adamdan ses çikmaz. Papaz istegini bir kez daha tekrarlar ama hastanin sessizligi sürer. Sonunda papaz kizgin bir ifadeyle;
- "Neden seytani ve kötülüklerini lanetlemiyorsun, bre gafil?" diye sorunca adam halsizce cevap verir;
- "Nereye gidecegim belli olmadan kimse hakkinda konusmak istemiyorum"

 

Baskanlar
ABD baskani Bill Clinton,Ingiltere baskani Tony Blair ve Türkiye baskani Bülent Ecevit bir gün bir toplantida bir araya gelmisler.Tabi 3 lider bir arada olurda sormazmi gazeteciler.Önce Clinton'a sormuslar.
-ABD de bir memur kaç parayla geçinir?Siz kaç para veriyorsunuz?
Clinton:
-Valla ben 2 bin dolar veririm.Bin dolari ile geçinirler...Geri kalan bin dolari ne yaparlar,nerede harcarlar hiç sormam...
Gazeteci ayni soruyu Blair'de sormus.Blair:
-Valla ben memuruma 3 bin sterlin veririm.Iki bin sterlinle geçinir.Geri kalan bin sterlinle ne yaparlar ne ederler beni hiç ilgilendirmez...
Sira Ecevit'e gelmis gazeteci ayni soruyu onada sormus.
Ecevit:
-Valla, Türkiyede bir memurun geçinebilmesi için en az 300 milyon lazim.Ama ben 150 milyonlira veriyorum!Geri kalan 150 milyonu nerden bulurlar,nasil geçinirler beni hiç ilgilendirmiyor!!!

Zenci
Temel amerikada bir gece kalacakmis fakat oteller full dolu yalvar yakar bir oda bulmus fakat odayi sabaha kadar bir zenciyle paylasmak zorundadir.Odayaçikar zenci adam yatakta uzanmaktadir,söyle bir temele bakar temelde asagalarmis gibi onu süzmektedir adam kendisini küçük gördügünü fark etmistir.Gece olur yataklarina çekilirler temel resepsiyonu arayarak yarin beni sabah 7 de kaldirin der ve yatar sabah saat 6 gibi zenci temelin suratini siyaha boyar ve çikip gider.Saat 7 de resepsiyondan ararlar
Bey efendi saat 7 uyandirmamizi istemistiniz derler.
Temel kalkar ve lavaboya gider aynaya baktiginda sasirir ve bagirmaya baslar:
Ula salaklar yanlis adami uyandirmis.

Yüzük
Yargıç,sanığı sorguya çekiyordu.
-Demek yüzüğü çalmadın da yolda buldun?
-Evet efendim,yolda buldum.İnanmazsanız düşüren sahibine sorun.
-Peki,sahibinin kim olduğunu biliyordun da,yüzüğü neden götürüp
ona vermedin??
-Verecektim ama...İçindeki yazıyı
okuyunca vazgeçtim.
-Ne yazıyordu yüzüğün içinde?
-''EBEDİYEN SENİNİM.''yazısı vardı efendim.

Geri>>>